ABD Bankacılık Sisteminde Yeni Bir 2008 Finansal Krizi mi? SVB Sonrası Batan Bankaların Devamı Gelir mi?

2008 Küresel Finans Krizi, dünyanın en büyük krizlerinden biri olarak geçer. Geçen haftadan bu yana ABD’de Silicon Valley Bank (SVB) ile başlayan batış hikâyelerine yenileri eklenirken, ekonomi ve finans camiası yüreği ağzında bir hafta sonu geçirdi. Türkiye’yi o dönem teğet geçtiği söylenen kriz, ekonomimize yine de bir değerken, finansal sistemimizde henüz adapte olmadığımız ürünler nedeniyle büyük sorunlar yaratmamıştı. Peki enflasyonla boğuşan dünya ekonomisinde bu bankacının  batışı nedir, bu bir kriz midir, Türkiye’ye de bulaşır mı? Gelin birlikte bakalım.

Geçen hafta başlayan Silicon Valley Bank (SVB) krizinin bulaşıcı olmasından çok korkuluyor. ABD finansal ve bankacılık sisteminde perşembe itibarıyla yaşananlar dünyada da yakından izleniyor. Hareketli geçen hafta sonunda birçok karar alındı, açıklama yapıldı. Önce bakalım uzmanlar ne anlattı?

Geçen hafta bankacılık hisselerinde sarsıntı yaratan SVB’nin batışı nasıl oldu? Son söyleneni baştan söyleyelim. ABD’de faiz artışları bu finansal krizde rol oynadı. Ama bu faiz artışı kötüdür, bankaları batırır demek değil. Durumu uzmanlar anlattı. ?

Pazar gecesi SVB’nin batışı ve etkileriyle ilgili, Prof. Dr. Özgür Demirtaş, 75 bin kişiyi aşan kitleye Twitter sohbet odasında ABD bankacılık sistemi dersi verdi.

Kısa ve net özetlemek gerekirse Demirtaş, durumu faiz artışının çürük yumurtaları su yüzüne çıkarması olarak özetledi. Diğer yandan da bankacılık sisteminde SVB’nin kapladığı alanın çok büyük olmadığını ancak yatırım ekosisteminde yani kredi yarattığı kesimler açısından sorunlu olduğunu ve 2008 sonrası en büyük batış olduğunu söyledi.

Çok çok özetle: Faiz artışının yarattığı tahvil değerlerindeki düşüş, bankalara zarar yazdırdı. Bu zararı karşılayamayan bankalarda sorun başladı.

ABD’de ekonomi yönetimi de boş durmadı. Türkiye’de 75 bin kişiden fazla insanın pazar gecesi ekonomi dinlemek için toplandığı ortamda, ABD olaya kayıtsız kalacak değildi. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen bankacılık sisteminin çok sağlam olduğunu, sistemik kriz yaşanmayacağını söyledi.

Yapılan açıklamalarda ABD Hazine’sinin başındaki, eski Fed başkanı da olan Janet Yellen noktayı koydu. İlk başta ‘Yok kurtarmayacağız’ gibi şeyler söylendi. Ancak sonrasında ABD makamlarından yapılan açıklama, çöken SVB’deki mevduat sahiplerinin ‘tamamen’ korunacağına yönelik oldu. 

ABD’de yetkililer, SVB’nin mudilerin parasının tamamını kurtarmak için kapsamlı önlemler açıklarken, faturanın yine vergi mükelleflerine çıkması ise tartışma yaratıyor.

Fed, para çekme işlemlerini karşılamak için gerekirse bankalara borç vereceğini açıklarken, “The President” Biden, banka başarısızlıklarının sorumlularını ‘tamamen sorumlu’ tutacağına söz verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, SVB ve ardından ve kapanan kripto varlık bankası Signature Bank’ın başarısızlığından sonra mevduatların güvende olduğuna dair güvence vermeye çalışıyor: ‘Bu karmaşanın sorumlularını tamamen sorumlu tutmaya ve gözetimi güçlendirmeye yönelik çabalarımızı sürdürmeye kararlıyım…’

Ancak, uzmanlar ABD’de regülatörlerin mevduatlara garanti vererek yatırımcıları kötü davranışa cesaretlendirebileceği uyarısında bulundular

Uzmanlar, ABD’de regülatörlerin SVB’nin batması sonrasında bir bankacılık krizini önlemek için mevduatlara garanti vermelerinin, krizi önlemekte başarılı olabileceğini, ancak bu tür bir adımın yatırımcıları kötü davranış içinde olmaya yönlendirebileceği uyarısında bulundular.

Wall Street Journal’ın ekonomi baş muhabiri Nick Timiraos, açıklamayı paylaştı.

Diğer yandan da hedge fon yöneticisi Bill Ackmann’ın açıklamasında, ‘Eğer otoriteler müdahale etmeselerdi 1930’lara benzer bir kriz pazartesi günü devam edebilir ve büyük ekonomik hasara, milyonlarca kişi için zorluklara yol açabilirdi. Müdahaleye rağmen daha fazla bankanın batması büyük olasılık, ancak hükümet bunları nasıl yöneteceği konusunda net bir yol haritasına sahip’ dedi.

2008 krizini bilen “Kahin” ekonomist Prof. Dr. Nourel Roubini de yaptığı paylaşımda, ABD bankalarında kabaca 620 milyar dolarlık gerçekleşmemiş zarar olduğunu, toplam öz kaynakların 2,2 trilyon dolar olduğunu belirtti.

Roubini, tahvil zararının öz sermayenin %28’i ve ‘oranın çok daha düşük olduğu JPM veya Citi gibi bankaları’ içerdiğini belirti. Ancak ‘birçok küçük banka için oran yüzde 50’ye yakın’ olarak dikkat çekti. Son olarak da ‘Bir kaçış meydana gelirse, SVB gibi ‘ölü’ olacaklar!’ ifadelerini kullandı.

Washington merkezil Peterson Uluslararası Ekonomiler Enstitüsü’nden kıdemli analist Nicolas Veron’ın değerlendirmesinde, ‘Mevduatlara garanti verilmesinin mudilerin para kaybetmeyecek olmaları, ahlaki çöküntü sorularını gündeme getirir. Bu bir kurtarma ve ABD’nin inşa ettiği sistemde büyük bir değişiklik. Maliyet, bankacılık hizmetlerini kullanan herkese yansıtılacak. Eğer tüm banka mevduatları sigortalı ise, bankalara neden ihtiyacınız var?’ yorumunu yaptı.

TÜSİAD Almanya temsilcisi Alper Üçok da konu hakkında paylaşımlarında grafiklerden yararlandı. SVB’nin ABD bankacılık sisteminde yerini gösteren bu görseli paylaştı.

“SVB iflası Londra’daki iştiraki üzerinden Ingiltere’ye de ulaştı” diyen Üçok’un bu görselinde de “batışın” büyüklüğü görülüyor.

SVB’nin ardından Signature Bank’ın da faaliyetleri sonlandırılırken, SB’nin varlıkları 110,4 milyar dolar, toplam mevduatı ise 88,6 milyar dolardı. New York merkezli Signature Bank kripto müşterileri yoğun ve kripto paralar konusunda etkili bir bankaydı.

Üçok bulaşıcılık etkisi için, ‘Kesin birşey söylemek için erken olsa da bankanın diğer dev bankalar arasında göreceli küçük olması, diğer büyük bankaların hem müşteri altyapısı hem de iş planlarının daha çeşitlendirilmiş olması bu ihtimali azaltıyor. Özellikle healthtech ve teknoloji startuplar etkilenecektir’ ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Prof. Dr. Bilge Yılmaz, Amerikan Hazine bonolarının, artan faizler yüzünden değer kaybettiğini, bankaların toplam kaybının da 600 milyar doların üzerinde olduğunu açıkladı.

Yılmaz, ‘Bu küçük bir sayı olmamakla birlikte bankacılık sektöründe 2008 tipi bir krize tek başına neden olmaz’ dedi. Devamında da ‘Batan ABD bankası SBV, iyi bir risk yönetimi olmaması, çok yönlü bir müşteri portföyü olmaması ve en son da mevduat sahiplerinin bankaya hücum etmesi yüzünden battı. Girişimcilik sermayesinde çok özel bir yeri olan bu banka, bu alana girmek isteyen bankalar tarafından ya parça parça ya da bir bütün olarak satın alınacak. Bunların arasında JP Morgan şu an bir adım önde’ ifadelerini kullanarak paylaşımını şu şekilde sonlandırdı:

Oluşan bu durum, Fed’in faiz konusunda daha az şahin olmasına yol açabilir. Ama bu tür problemler aynı zamanda risk iştahını düşürdüğünden, gelişmekte olan ülkelerin finansmanında sorun teşkil etmesi olasıdır.

Gazeteci Barış Soydan da bu sabah yorumunda, ABD’de alınan önlemin, normalde paniğin yayılmasını durdurması gerektiğini belirtti. Büyük olasılıkla 2008 benzeri bir kriz olmayacağını ama piyasaların paniği atlatmasının zaman alacağını ve başka yerel bankaların da batabileceğini öngördü.

Birçok uzman da hafta sonu boyunca gözlerini ABD’ye çevirdi.

SVB’nin batışı 2008 travmalarını tetiklerken, bunun bir bankacılık krizi olmasının da 2008’den durumu farklılaştırıyordu.

Fed ‘Bank Term Funding Program’ adlı yeni bir pencere açtı. Bankaların tahvil portföyü nominal değerle repo yapılabilecek. O ne demek? Bankanın 100 dolardan aldığı tahvil bugün 50 mi ediyor? Nema problema! Fed yine 100 sayıp 100 borç verecek. Kısaca bugün ölmeyeceklerini söylediler.

Kripto tarafında da hareketlilik yaratan hamleler çok hoş görülmedi.

Doç. Dr. Atilla Çifter, Silicon Valley Bank’ın iflas öncesi Moody’s kredi derecelendirmesini paylaştı.

ABD bankacılık sistemi için de yapılan benzetmeler dikkat çekti.

Zerohedge gibi yorumlarda gülücükler havalarda uçuştu. “ABD Hazine yetkilisi bu durum ‘2008 değil’ diyor. LOL: Yüksek sesle gülmek”

SVB’ye ilk etapta gelen alıcılar da dikkat çekti.

2008 krizinde Lehman Brothers benzeri tasarımlar 2023’te SVB’ye dönüştü.

Lehman görseli

SVB görseli

Türkiye’ye etkileri ya da yansımaları ya da benzerlikleri temalı sorunları ise Prof. Dr. Ensar Yılmaz bir paylaşımla analiz etti.

Devamında da iii. Mevcut regülasyonların nasıl yeniden dizayn edileceği iv. Sermaye hareketlerine karşı alınacak pozisyon gibi’ ifadelerini kullandı.

Kısaca tüm bu yaşananlar bir müddet daha gündemi meşgul edecek gibi görünüyor. Şimdilik kriz oluşmadı ancak bunu söylemek için de erken olduğu biliniyor ve oluşmayacak anlamına gelmiyor. Oluşmaması için elden gelen yapılıyor. Oluşursa da bu ortamda Türkiye’yi 2008 gibi teğet geçmesi mümkün gözükmüyor. Siz ne dersiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir